Kapıyı defalarca kontrol etmek, ellerini sürekli yıkamak ya da istemediği düşüncelerden kurtulamamak… Obsesif kompulsif bozukluğu yakından tanıyalım.
“Ocağı kapattım mı?” düşüncesi hepimizin aklından zaman zaman geçer. Obsesif kompulsif bozuklukta (OKB) ise bu tür düşünceler kişinin isteği dışında zihne yerleşir, yoğun bir sıkıntı yaratır ve bu sıkıntıyı azaltmak için tekrar tekrar yapılan davranışlara yol açar. Kişi çoğu zaman bu düşünce ve davranışların aşırı olduğunun farkındadır; ancak döngüyü kırmakta zorlanır.
Obsesyon ve Kompulsiyon Döngüsü
Obsesyonlar, istenmeyen ve rahatsız edici düşünce, imge ya da dürtülerdir. Kompulsiyonlar ise bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Kompulsiyon kısa süreli rahatlama sağlar; fakat uzun vadede obsesyonu güçlendirir ve döngü giderek daha fazla zaman almaya başlar.
Sık Görülen Biçimler
- Kirlenme korkusu ve sık el yıkama, temizlik
- Kapı, ocak, elektrik gibi şeyleri tekrar tekrar kontrol etme
- Simetri, düzen ve “tam olma” ihtiyacı
- Zarar verme, dini ya da cinsel içerikli istenmeyen düşünceler
- Sayma, zihinde dua ya da cümle tekrarlama, sürekli onay arama
“Düşünmek, yapmak demek değildir.”
OKB yaşayan kişiler, özellikle zarar verme ya da ahlaki açıdan rahatsız edici düşünceler nedeniyle kendilerini “kötü insan” olarak görebilir. Oysa bu düşüncelerin yarattığı yoğun rahatsızlık, kişinin değerleriyle ne kadar çeliştiğinin göstergesidir. Düşünceler, kişinin niyetini ya da karakterini yansıtmaz.
Tedavi Mümkün
OKB tedavisinde en etkili psikoterapi yöntemi, bilişsel davranışçı terapinin bir türü olan maruz bırakma ve tepki önleme tekniğidir. Kişi, terapist eşliğinde ve kademeli olarak kaygı yaratan durumlarla karşılaşır ve kompulsiyonu yapmadan kaygının kendiliğinden azaldığını deneyimler. İlaç tedavisi de OKB’de belirgin fayda sağlar ve çoğu zaman terapiyle birlikte uygulanır.
Döngüyü fark etmek, onu kırmanın ilk adımıdır. Erken başlanan tedavi, OKB’nin yaşamı kısıtlamasını önler.

